Yaşam

Hastane çantası değil, Savaş Baltası..

Hastane çantası değil, savaş baltası.. Zira doğurmuyor baya savaşmaya gidiyormuşuz. Çantayı hazırlamadan önce şöyle bi listeleri taradım, önce kendi listemi oluşturmalıydım ki öyle başlamalıydım hazırlamaya. En güzeli pinterestteki yabancı annelerin listeleri. Basit ve yalın… Yeni doğmuş bebeğin giyeceği sağlıksız taşlı tulumlar, tüllü çiçekli ikinci bir kafa gibi duran taçlar ve otel terliğinden bozma yine aynı süste ve şatafatta havlu terlikler yok. Evet şık olmayı seviyorum, evet kızımla bütün bi uyum içinde olmayı istiyorum, ama sadelik varken masum bi bebeği maymuna da çeviremem 🙂  Kızımın çantası;  Aşağıdaki listeyi çıkardıktan sonra, çantaya konacak kıyafetleri yıkamaya geldi sıra. Yıkayacağım da kocam izin vermiyor ki, makineyi onun zoruyla boş durulama yaptım, üstüne deterjan kapağını çıkarıp yıkadım dezenfekte ettim. Yıkandıktan sonra da yıkanmış kıyafetlere dokunmadan ellerimizi sabunladık büyük titizlikle serdik. Deterjan olarak hacışakir granül sabun kullandım. Pek çok kişi sıvı deterjan kullanın diğerleri kalıntı bırakıyor dese de bizde öyle bi problem olmadı. Üstelik kokusuna…

En Güzel Hediyeme…

Kızım bana verilen en güzel hediye iken, benim de ona bir hediye vermem gerekmez mi? Öyle bir hatıra bırakmalıyım ki “vayy be benim anam ne güçlü kadınmış, vay anam çilekeş anam” diye zırıl zırıl ağlasın. Yazdığım kitabı ilk onun için imzaladım ve hatıra kutusuna bıraktım ki nası bi aşk bebeği olduğunu ileride okuyunca anlasın. Ama yetmez her adımını kaydetmem her anısını saklamam gerekiyor ki onu nasıl sabırla nasıl bi aşkla beklediğimizin farkına varsın. Bu yüzden içinde satırlarım olduğu kitap ve bu blog dışında hamilelik dönemim için tuttuğum bi defter var ki, güzelliğini buraya yazmazsam ayıp ederdim. Sadece bir defter değil aynı zamanda benim gibi acemi hamileler için, hamile kalınca “oha şişiyorum, aa cildim düzeldi” diye kendinde olan değişikliklere şaşıranlar için annede olan değişiklikleri hafta hafta anlatan; midye kokereç yiyemiyor diye depresyona girip, “ben çocumu besleyemiyooaam” diye kendini duvardan duvara vuranlar için yemek rehberini ayrıntılı bir şekilde barındıran bir defter.…

Pötikare Aşkına

İçimde bir canavar yattığı, evlenme teklifini aldığım gün perde bakmaya başlamamdan belliydi. Biraz manyak olduğum için çooook beğendiğim birşeyi arayıp bulup evime almam gerekiyor, yoksa rüyalarıma giriyor. Bu defteri de her yerde aradım sormadığım kitapçı kalmadı. Azmettim ve en sonunda buldum aldım, daha kimsede görmeden de şurda paylaşayım çünkü neyi sevdiysem hemen yayılıyo! İçinin de dışı kadar sevimli olan pötikareli bu defteri almak için boşuna yırtmamışım kendimi di mi? Nerden aldığıma gelirsek NT mağazalarından aldım. Ama dün D&R’a geldiğini de gördüm, biraz daha pahalı olarak.

Navigate
Tasarım : Blogger Tasarım