Emziği Bıraktık ama Sor Nasıl Bıraktık?

 

Yazıya Ela’nın emzikli ilk fotoğrafı ile başlayıp son fotoğrafı ile bitiriyorum 🙂

Bu konu uzun zamandır aklımda olsa da bıraktırmak için iki yaşını bekledim. Çünkü Ela’dan önce iki ağladığında ağzına emziği tepecek Savaş’ı durumu hazırlamam gerekiyordu 🙂 Çünkü asla kızına kıyamıyordu ve bu emzik konusunu bitirmeye tek başıma asla cesaret edemiyordum.

Bilimum bulduğum emzikle ilgili yazıları önce Savaş’a okutturdum neden bırakacağımızı tek tek anlattım. Bu kararı birlikte vermemiz gerektiğini ve yanımda olmasını kafasına bir bir soktum. Sahi neden bırakıyorduk çok sevdiğimiz emziği? Bizim iki sebebimiz vardı.
1- Ela ilk dişini dört buçuk aylıkken çıkarmış ve on altı aylıkken “16” dişini de tamamlamıştı. İki yaşına girmemiş bir çocuğa diş fırçalama alışkanlığı ne kadar nereye kadar kazandırılır? Sıkılana kadar..
Anne babanın genetiğinden de kaynaklanarak arka dişlerinin birinde çürüme başladığını farkettim. Ela beyaz önlük giymiş kasaptan bile doktor diye korktuğu için onu dişçiye götürüp ağzını açtırmama imkan yoktu, çaktırmadan diş hekimi arkadaşıma gösterip durumu teyit ettirdim. Emzik ve biberon bu durumu ilerletecekti. Bi yerde kesmemiz gerekecekti.
2- Okuduğum bir makalede emzik emen çocukların emmeyene göre “zor bir durum” ile karşılaştıklarında bununla başetme mekanizmalarının daha geç geliştiğini öğrendim. Çözüm üretme yetisini emzik sayesinde geç kazanıyorlardı.
Şimdiye kadar sadece uyurken emziğini vermiş ve uyanık kaldığı zamanlarda, oyun oynarken asla vermemişken bile son zamanlarda nasıl emzik düşkünü olduğunu farkettim. Her ağladığında, her istediği olmadığında, her sıkıştığında, en ufak bir zorlukta bile kendini ifade edebilecek ve çözüme ulaşabilecekken onun yerine emzik istediğini farkettim. Her ağlamasını “embiiiiiğğğkkk” diye bitiriyordu. Bu da okuduğum makalenin bana göre doğruluğunu ifade ediyordu.

Böylece emzik bıraktırma çalışmalarına iki yaşını geçtiğimizde başlamaya karar verdik. O zamana kadar ben ara ara sordum söyledim ve hatta gece uykusunda emziği ağzından çıkartarak biraz uzağa koydum. Ama her emziği ağzından çıkardığımda bağırarak uyandı, ağlayarak emziği aradı ve geri ağzına tıkıştırana kadar da uyumadı. Bu durum cesaretimi baya kırmıştı.
İnstagram ailemden emzik bıraktırma yöntemleri ile ilgili bilgi aldığımda gelen korkutucu senaryolardan sonra ise bu işi asla başaramayacağımı düşünmeye başlamıştım. Çünkü gelen bazı yorumlar çocuğumda travma oluşturacağımı, daha küçük olduğunu ve yazık ettiğimi savunuyordu. (Herşey yeterince zorken ve annelik 7/24 endişe etmekken bazı anneler neden bu durumu daha da kötüleştirir hiç anlamıyorum)

Gelen emzik bıraktırma yöntemlerini aşağıya listeliyorum belki içlerinden denemek istedikleriniz olur.

  • Emziğin içine siyah ip, çörek otu koyup “böcek var” diyerek çocuğu emzikten tiksindirme. – Asla uygulamayacağım bir yöntem, bazı arkadaşlar attıkları mesajlarda, ebeveynleri bu yolu izlediği için böceklerden ölümüne korktukları yazıyordu.
  • Emziğin ucunu siyah boya, salça koyu renk birşey ile boyayıp pislendiğini söylemek. -Yine tercih etmeyeceğim bir yöntemdi çünkü çocuklar salak değil 🙂 Ela kesin yıka derdi.
  • Bir anda emziği ortadan yok edip kaybolduğunu söylemek. -Kendini onunla sakinleştirdiğin, onunla güvende hissettiğin ve çok sevdiğin bir şeye bağlı olduğunu düşün, sonra onun bir anda ortadan kaybolduğunu. Ne hissederdin? İşte o minicik kalbiyle çok daha yoğun hissedecek o güvensizliği.
  • Doktor ile iş birliği içinde olarak emziği bıraktırmaya ikna etmek. – Bu yöntemi deneyen arkadaşlar olmuş aslında ben sevdim. Doktoru çocuk ile konuşup artık emziğe ihtiyacı olmadığını, zararlarını anlayacağı şekilde anlatıyor ve emziği ona vermesi gerektiğini söylüyor
  • . Çocuk da kendi isteği ile emziği veriyor. Ama bize uymazdı çünkü yukarda dediğim gibi Ela doktorlardan korkuyor :/
  • Minik bir bebeği sebep göstererek emziği kendi isteği ile ona vermesini sağlamak – Aslında bu da çok güzel bir yöntem, kuzen/kardeş/komşu bebeklerini göstererek onun çok minik olduğunu emziğe kendisinden daha çok ihtiyacı olduğunu ve artık büyüdüğünü anlatarak emziği ona verebilme seçeneğini önüne sunuyorsunuz kabul ederse ne ala 🙂 edenler varmış. Ben Ela’nın kuzenine verme konusunda konuştum ama kesinlikle işe yaramadı aksine bebeği kıskanma belirtileri göstermeye başladı. Durumu daha da kötüleştirmeden emziğinin ona ait olduğuna ikna ettim.
  • Ve benim uyguladığım yöntem; emziğin ucunu keserek emzikten kendi isteği ile vazgeçmesini sağlamak. -aşağıda daha detaylı olarak anlatacağım.
  • Eğlenceli bir yöntem sunma yöntemlerinden biri olarak; emziği balona bağlayıp uçurmak. -Yine kendi seçimine bırakarak çok da hevesleneceği bir yol olduğunu düşündüğüm bu seçenek ile güzel bir şekilde veda etmesi sağlanabilir.
  • Bir emziğe veda partisi yapmak. -Yine çok beğendiğin bu yöntem ile günler öncesinden konuşmaya başlayarak emziğe veda edeceğini ve bunu kutlayacağını söyleyerek balonlar, sevdiği şarkılar ile eğlenerek güzel anılarla bu işe son vermek şahane bir seçenek.

Peki biz ne yaptık? Konuşmak bizde pek işe yaramadı. Her büyüdün artık emziği bırakacaksın dediğimde daha bir bağlandı sanki. Bunu zorla yaptırmak asla istemiyorduk. Olursa da kendi seçimi olmalıydı. Evdeki 3 emziğinden ikisini saklayarak birinin ucunu çok minik bir şekilde enlemesine kestim. Gece uykusunda eline verdim. Emziği ağzına alıp çıkarması bir oldu. “bebek embik” diyerek bu emziğin ona küçük geldiğini söyledi. Artık emziğin küçüldüğünü ve bununla uyumak isterse uyuyabileceğini söyledim. Biraz mızıldadıve emziği eline alıp uydu. Buraya kadar herşey normal asıl olay bundan sonra başlıyor gece uyumayacak çok ağlayacak dedim büyük bir endişeyle yattım ama büyük bir mucize oldu ve gece hiç uyanmadı. Sabah şok içinde uyandım. Ancak gelen yorumlardan sonra nedense ilk günün kolay olduğunu sonraki günler terör estirdiklerine inanmıştım. Yine kendimi gerdim.
Ertesi gün öğle uykusunda yine kesik emziği verdim ağzına aldığı gibi çıkardı ve yine emziğin küçük olduğunu söyledi. İsterse çöpe atabileceğini söyledim ve kalkıp çöpe attı. Sonra emziksiz sakin bir uykuya daldı. Hala iplerin nerede kopacağını merakla beklemekteydim. Çöpe giden emzikten sonra ikinci emziği de kesip akşama hazır ettim. Akşam emziğini sordu, çöpe attığını hatırlattım ve bir daha sormadan uyudu. İkinci günü de sakince tamamlamış olduk. Hala şaşkın ve endişeliydim. Üçüncü gün öğle uykusunda yeniden emzik sordu, çöpe attığını yeniden hatırlattım ve BUM!! Bir daha asla emziğini sormadı. Hala korkuyor ve yedek emziği çok ağlarsa dayanamam diye yanımda bulunduruyordum ama gerek kalmadı.
Kendime çok kızdım, şu ana kadar pek çok kez her çocuğun bir olmayacağını öğrenmiştim aslında, nasıl da kendimi korkutmuştum buna izin vermiştim ki? Halbuki çocuğuma güvensem herşey çok kolay olacakmış zaten.

Peki kesik emziği emmeye devam etseydi ne olacaktı? Her iki günde bir biraz daha keserek emilmeyecek duruma getirmeyi ve sadece elinde tutarak kendini rahatlatmasını sağlamayı düşünüyordum ama buna gerek kalmadı. Ben seçenek sundum, o kendi kararını vererek kendi çözümüne ulaştı. Şu ana kadar “o çocuk” demeden hep saygı duydum ve bu konuyu da saygı duyarak bitirmek benim için çok önemliydi.

Emziğini çöpe atması ile bitsin istemedim, bu olaydan iki hafta sonra tamamen emziği bıraktığına kanaat getirdikten sonra isterse bebek emzikleri balona bağlayıp ufak bebeklere dopru uçurabileceğimizi söyledim. Büyük bir heyecanla kabul etti ve kalan son emziği de balona bağlayıp balkondan uçurduk. Üstünden yaklaşık iki ay geçti, balon ile ne yaptığımızı sorduğumda küçük bebeklere emziği uçurduğumuzu anlatıyor mutlulukla. Ve bu şekilde güzel bir anı ile bitirdiğimiz için onunla gurur duyuyorum.

Bir Cevap Yazın

Navigate
Tasarım : Blogger Tasarım