Yaşam

Isabel Abbey Mağaza Gezisi

Bir oyuncakçı düşünün; yaşınız kaç olursa olsun içeri girdiğinizde “çocuğum sen accık çekil, oyuncak bakıyorum” diye kendinizi kaybedeceğiniz, aldıktan sonra acaip mutlu hissedeceğiniz ve çocuğunuzdan çok sizin oynayacağınız. Çünkü geçen hafta içeri adımımı atar atmaz tam da aynısını yaşadım. Fazilet Hanım; kızının adını verdiği “İsabel Abbey” mağazasından başka aynı zamanda pek çok markanın da distribütörlüğünü yapıyor. Bunlar arasında tüm çocukların hastası olduğu “Plasmacar ve Globber scooter” da bulunuyor. Plasmacar’ın orjinali ve “benzerleri” hakkında önemli bilgiler edindim. Fotoğrafta gördüğünüz ortadaki orjinal plasmacar’ın ömür boyu ücretsiz parça garantisi var ve 10 yıl sonra bir parçası bozulsa da telafisi oluyor. Ama biraz daha benzesin diye aynı renk yapılan taklitler aslında sanıldığı kadar aynı değil ve bozulduğunda garantisi olmadığından elinizde patlıyor. Peki nasıl ayıracağız orjinalini taklitlerden? Şöyle ki, direksiyonundaki sarı düğmeden, arkadaki siyah oturağında yazan kabartma “plasmacar” yazısından, altındaki “Arta international” ithalatçı firma bilgisinden ve kırmızı tarafında olan yuvarlak sarı “plasmacar” etiketinden. Üstelik fiyatları…

Yamuna Korse nedir? İşe yarar mı?

Artık canlı yayınların konusu sadece kullandığım korse olunca ve dm mesajlarının yarısında bununla ilgili soru gelince anladım ki kadın milletinin derdi göbeğiyle 🙂 Kilolu olsanız da olmasanız da ordan bir çocuk çıktığında size bir göbek kalıyor maalesef. Meşhur Yamuna korseyi o kadar övdüler ki “ne lan bu bu kadar işe nasıl yarar?” hissiyatına girdim ve biraz da inanamayarak bir tane edindim. Korse kullanmaya başlayana kadar ne ile karşılaşacağımı nasıl bir hissi olduğunu bilmiyordum. Çünkü ilk ve son korse denemem gelinlikle olmuştu (zaten 51 kiloydum amacım neydiyse) ve düğün boyunca nefessiz halay çekmeye çalıştım. Kendime yaptığım en büyük zulümlerden biriydi. O yüzdendir ki “doğumdan sonra korse kullan” diyenlere “gerek yok, kendiliğinden gider” diyordum. Nah gidiyormuş ? Şimdi sizi iki konuda uyaracağım birincisi “Emzirerek kilo veriyorsunuz, bol bol emzirin yoksa kilo veremezsiniz” diyen fanatik emzirmecileri dinlemeyin. Bir damla anne sütü üretmediğim halde hamilelik öncesi kiloma döndüm. İkincisi “doğumdan çıktım hop göbeğim dümdüz”…

Diş Kaşıyıcı İnceleme

Bence her diş çıkarma dönemi bebek ve ebeveynler için dönüm noktası. Neden? Çünkü her dişinde farklı tepkiler veren bebek karşısında mala dönen ebeveynler… Her bebek gibi diş sıkıntısını Ela’da yaşadı. Yedinci ayına sekiz dişle giren kızımın diş çıkarma konusunda acelesi vardı çünkü. Peki biz diş krizlerini nasıl atlattık, kullandıklarımız neydi, yazmadan önce.. Öncelikle (kimyasal ya da doğal) herhangi bir diş jeli, ağrı kesici vs kullanmadım. Kullansam da burda onun tavsiyesini vermezdim, çünkü bu doktorların işi. Siz de bu konuda kimseden tavsiye almayın, kimseye tavsiye vermeyin. 1) Doğal Ahşap Diş Kaşıyıcıları Yeni nesil organik annelerin gözdesi ahşap diş kaşıyıcıları işe yarıyor mu? Evet kısmen.. Çocuk baya güzel kemiriyor. Ama boyasız ve cilasız olan ahşaplar tercih edilmeli ve deterjanla yıkanmamalı. Tahta kaşıklar gibi.. Ahşap nemi emdiği için deterjan durulanmayabilir ve kalıntı bırakabilir. Bu ahşap dişliklere bebeklerin ilgisini çekecek ayrıntılar da ekleniyor, hışırtılı kumaşlar, çıngırak detayları gibi. Ayrıca silikon, kauçuk, plastik her türlü…

Gel Tanıştırayım; annedukkan.com ve Natursutten

Yeni arayışlar içindeyken yepyeni bir siteyle tanıştım geçen gün, annedukkan.com Hamilelik döneminden 5 yaşına kadar her ihtiyacı içinde barındıran bu dükkanı çok sevdik. Neden mi? Çünkü hiç azalmayan ihtiyaçları her gün “bebekle” dışarı çıkıp almak bazen tam bir işkenceye dönerken annedukkan.com sabah verilen siparişi akşam evime bırakıyor. Çünkü her market, her çeşit mama ve bezi satmazken, eczane eczane mama arayıp üstüne kazık yerken, istediğim markaya gerçekten uygun fiyatla ulaşabiliyorum. Çünkü 150’ye yakın markanın 2000’den fazla çeşidini içinde barındıran bu dükkan yıllardır kullandığım babe markasına da %50 indirimli ulaşmamı sağladı. (Burda dans eden kız emojisi var) Çünkü seçkin markalara ulaşmak için siteye kayıt olman gerekmiyor. Lükse bak. Ayrıca annedukkan’ı diğer alışveriş sitelerinden ayıran en önemli özelliği emzik kategorisinde dünya devi olan Hollanda’nın Natursutten markası Türkiye’de ilk kez satışa çıktı. Tek parçadan oluştuğu için bakteri biriktirmeyen ve Hevea ağacının saf doğal kauçuğundan üretilen emzik ve diş kaşıyıcı pvc, kurşun, nitrozamin içermeyecek şekilde…

Komili Bebek Bezi Denemesi

Geçen gün Savaş’ı markete senelerdir kullandığım Komili’nin ıslak havlusunu almaya gönderdim ve bana bir paket bebek beziyle geldi J Yanlış anlamış şapşal J İlk defa gördüğüm bu paket karşısında ufak çaplı bir şok geçirsem de denemeye karar verdim.   İzlenimlerime göre; içi ile dışı aynı gibi… Yani, dışı da içi de gayet yumuşak. Uzun süre tuttuğumda herhangi bir sızıntı olmadı. Ela’da pişik de yapmadı ama sanki biraz nemli bırakıyor gibi. O yüzden gece prima, gündüz komili bizi güzel idare ediyor. Güzel bir zeytinyağlı kremimsi kokusu var en çok hoşuma giden bu oldu.  Tabii tüm bunları okurken her bebeğin bünyesinin farklı olduğunu ve bir bebeğe iyi gelen bir ürünün başka bebeğe gelemeyeceğini göz önünde bulundurmak gerek. Kısaca ben deneyimledim ama bu ürün sizin deneyimlemenize göre şekil değiştirecek. Komili’yi araştırırken www.komilibebe.com.tr ‘de çok güzel bir detaya denk geldim. Bebeğiniz ile ilgili kafa kurcalayan ne olursa olsun uzman doktora sorabiliyorsunuz. Sorulara şöyle bir göz gezdirdim de genelde aynı gün…

Evimin Minik Kahramanı; DYSON V8

Meme ameliyatından dolayı ağır kaldıramadığımdan dolayı; bizim evin süpürgeci başı Savaş Efendi artık bu durumdan sıkılmış olmalı ki yeni arayışlara girdi. İki kedi, bir (dünyayı yeni keşfeden) bebek ve döke saça yemeyi seven iki ebeveyni günlük idare edecek bir buluş lazımdı! Var mı diye sordum soruşturdum danıştım konuştum ve buldum. Aradığım tüm özelliklere sahip olan minik kahramanım DYSON V8 Pratik olması aradığım ilk özellikti. Çünkü bizim evde ne zaman ne olacağı pek belli olmuyor. İki kedi bi anda delirip birbirini kovalıyor, hop koşarken saksı devriliyor bi bakmışım az önce yanımda yerde oynayan kızım komando edasıyla sürünüp saksının başına varmış içindeki kumları ağzına tepiştirmeye çalışıyor. Kısaca acil müdahale anında hafif, kablosuz ve ulaşımı rahat olması beni cezbetti. İki kedi ile yeni emeklemeye başlayan bir bebek olunca güçlü emiş gücünün yanında evcil hayvan aparatı şarttı. Çünkü canım kızımın en büyük zevklerinden biri koltukları yalamak! Ya çingene misali bütün yerleri ve koltukları çarşafla…

Hastane çantası değil, Savaş Baltası..

Hastane çantası değil, savaş baltası.. Zira doğurmuyor baya savaşmaya gidiyormuşuz. Çantayı hazırlamadan önce şöyle bi listeleri taradım, önce kendi listemi oluşturmalıydım ki öyle başlamalıydım hazırlamaya. En güzeli pinterestteki yabancı annelerin listeleri. Basit ve yalın… Yeni doğmuş bebeğin giyeceği sağlıksız taşlı tulumlar, tüllü çiçekli ikinci bir kafa gibi duran taçlar ve otel terliğinden bozma yine aynı süste ve şatafatta havlu terlikler yok. Evet şık olmayı seviyorum, evet kızımla bütün bi uyum içinde olmayı istiyorum, ama sadelik varken masum bi bebeği maymuna da çeviremem 🙂  Kızımın çantası;  Aşağıdaki listeyi çıkardıktan sonra, çantaya konacak kıyafetleri yıkamaya geldi sıra. Yıkayacağım da kocam izin vermiyor ki, makineyi onun zoruyla boş durulama yaptım, üstüne deterjan kapağını çıkarıp yıkadım dezenfekte ettim. Yıkandıktan sonra da yıkanmış kıyafetlere dokunmadan ellerimizi sabunladık büyük titizlikle serdik. Deterjan olarak hacışakir granül sabun kullandım. Pek çok kişi sıvı deterjan kullanın diğerleri kalıntı bırakıyor dese de bizde öyle bi problem olmadı. Üstelik kokusuna…

En Güzel Hediyeme…

Kızım bana verilen en güzel hediye iken, benim de ona bir hediye vermem gerekmez mi? Öyle bir hatıra bırakmalıyım ki “vayy be benim anam ne güçlü kadınmış, vay anam çilekeş anam” diye zırıl zırıl ağlasın. Yazdığım kitabı ilk onun için imzaladım ve hatıra kutusuna bıraktım ki nası bi aşk bebeği olduğunu ileride okuyunca anlasın. Ama yetmez her adımını kaydetmem her anısını saklamam gerekiyor ki onu nasıl sabırla nasıl bi aşkla beklediğimizin farkına varsın. Bu yüzden içinde satırlarım olduğu kitap ve bu blog dışında hamilelik dönemim için tuttuğum bi defter var ki, güzelliğini buraya yazmazsam ayıp ederdim. Sadece bir defter değil aynı zamanda benim gibi acemi hamileler için, hamile kalınca “oha şişiyorum, aa cildim düzeldi” diye kendinde olan değişikliklere şaşıranlar için annede olan değişiklikleri hafta hafta anlatan; midye kokereç yiyemiyor diye depresyona girip, “ben çocumu besleyemiyooaam” diye kendini duvardan duvara vuranlar için yemek rehberini ayrıntılı bir şekilde barındıran bir defter.…

Pötikare Aşkına

İçimde bir canavar yattığı, evlenme teklifini aldığım gün perde bakmaya başlamamdan belliydi. Biraz manyak olduğum için çooook beğendiğim birşeyi arayıp bulup evime almam gerekiyor, yoksa rüyalarıma giriyor. Bu defteri de her yerde aradım sormadığım kitapçı kalmadı. Azmettim ve en sonunda buldum aldım, daha kimsede görmeden de şurda paylaşayım çünkü neyi sevdiysem hemen yayılıyo! İçinin de dışı kadar sevimli olan pötikareli bu defteri almak için boşuna yırtmamışım kendimi di mi? Nerden aldığıma gelirsek NT mağazalarından aldım. Ama dün D&R’a geldiğini de gördüm, biraz daha pahalı olarak.

Navigate
Tasarım : Blogger Tasarım