Aile

Bir Düğün Hikayesi

O gün yaklaştıkça herşey o kadar sıkıştı ki, o yoğunlukta çoğu ayrıntıyı fotoğraflayamadım. Hadi ben fotoğraflayamadım, kimsenin de aklına gelmemiş maşallah herkes leyla 🙂 Herkes o kadar heycanlıydı ki ben “birşeyin ters gittiği anda sinir krizi geçirmesi kaçınılmaz olan ben” inanılmaz sakin ve telaşsızdım 🙂 İlk başta davetiye gönderemediğimiz sosyal medya aracılığı ile davet edeceğimiz arkadaşlarımız için ufak bir “save the date” fotoğrafı hazırladım. Kına gecesi hediyeliklerini kendim hazırladım, minik karton poşetlerin içine kına, çerez, mum ve oynamaların olmazsa olmazı mendil ekledim. Bir de ufak bir etiket tasarladım. Kapış kapış gitti. Ayy minicik kına için birbirini ezen teyzeler oldu korkulur bunlardan 🙂 Bu arada bütün malzemeler kına cenneti eminönünden 😀 Kına tepsim ve konuşma balonları en sevdiğim ayrıntılardı. Bütün ayrıntılar fuşya pembe ve mor üzerine kuruldu, mekanın rengi de bindallımın rengi de ona göre ayarlandı. Kına gecesi ne kadar stressiz ve eğlenceli geçtiyse düğün günü de öyle başladı ve öyle…

Davetiyenin de Bir Tarzı Olacak

Benim için, hazırladığımız her ayrıntının bir tarzı olmalı, üzerinde de bizim emeğimiz olmalı. Bu yüzden en çok istediğim şeylerden biri de davetiyeyi kendim tasarlayıp bastırmaktı ama evlenmek için 1 buçuk ay gibi kısa bir süreye davetiye hazırlamayı sıkıştıramadım. Davetiye dosyasında kocaman harika fikirler askıda kaldı. (Evet kategorilere ayrılmış bir evlilik dosyam var 😀 ) Ben de fikirler tozlanacağına burada paylaşayım 🙂 İlk düşündüğüm kutu içinde açınca göz kamaştıracak şıklıkta bir davetiyeydi, hem bu tür davetiyeyi yapacak adam gibi yer yok, hem de davetiye dediğin çok yakın çevren dışındaki insanlar için pek anlam ifade etmiyor, çöp oluyor bu yüzden bi dünya parayı ona vermeyelim dedik. Değişik ve orjinal olan bir kaç model daha buldum, bir kaçı için matbaacılarla grafikerlerle konuştum, kimi “yaaani yapılabilir ama zaman alır” derken kimi “yok abla yapılmaz bu” dedi. Bazı insanların iş yapası yok açıkcası! Yapan yapmış işte… Dantelli ve sade davetiyelerin güzelliğine bittim açıkcası, en çok…

İlk evime güzel bir veda…

Ölmeden evlenme planını devreye sokmuş bulunmaktayız 🙂 bir ay içinde nasıl hazırlanılır diyorsan 1 senede hazırlanmaktan çok daha stressiz hazırlanılıyormuş. Ameliyat tarihi alındı, düğün mekanı tutuldu, evimiz tutuldu, eşyalarım birbir paketlendi. Ama bir veda var ki, en yakın dostumu bir daha görmeyecekmişim gibi hissediyorum. Hiç eşyası yokken yerde minderde yaşadığım, ilk eşyasını aldığım, ilk yemeğimi pişirdiğim, ilk faturalarını kaçırdığım için elektriksiz kaldığım kısaca ilk kez tek başıma ayakta durabildiğimin tek şahidi canım öğrenci evim 🙂 En sevdiğim köşede en sevdiğim albümü takıp dağ gibi biriken bulaşıkları düşünmeden saatlerce kitap okudum. Dizileri bir daha bir daha izledim. İstediğim saatte yatıp istediğim saatte kalktım. Misafirlerime saçma sapan sofralar kurdum, kimse durmadan makarna pişmesini yadırgamazdı 🙂 makarna soslarında tam bir gurme olduk mesela 🙂 Sorumluluğu bana dünyanın en sevgi dolu evladı olan kedimle öğrendim, ilk defa hasta mı oldu diye bir canlının başında bekledim, uyuduğunda onu özledim. Bir başkasına; bakamaz sevemez çocum aç…

Fotoğrafların En Güzeli Nerede Çekilir?

Bu soru üzerinde biz hiç düşünmedik. Nişanımızı İzmir’de yaptık ve ertesi gün bizim için harika anılarla dolu olan Şirince’de soluğu aldık. Nişan-düğün gibi günlerde insan kendini pıçaklıcak kadar gergin olurken en güzeli bu fotoğraf olayını sıkıştırmadan mümkünse ertresi gün ya da bir hafta sonraya bırakmak zaten. Ben takma kirpiklerimi çıkarmaya kıyamadığım ve ortalıkta daha fazla nurella gibi dolanmayayım diye ertesi gün fotoğraf çekimi yapmaya karar verdim. Savaşa da bu karara uymak ve eşya taşımak kaldı 🙂 Fotoğrafçıydı, fotoğrafçının kaprisiydi, kasıntı fotoğraflardı; hiç tarzımız olmadığı için, bunu da kendi içimize sinen yolla yaptık. En çok eğlenebildiğimiz dostlarımızı yanımıza aldık, ellerine iki fotoğraf makinası tutturduk, ve eğlenceli çekimlere başladık. maymun ettik adamları biraz ama kardeşlik mertebesi bunun için var. Şirincenin arnavut kaldırımlı sokaklarında topuklu ayakkabılarla yürümenin imkanı yok, o yüzden her 5 adımda bir ayakkabı değiştirmemi beklediler 🙂 Gün sonunda yorgunluktan gebersemde güzel oldu gibi. Rengarenk sevimli butikleri, tarihi, sokakları bize ilham…

Bir Nişan Hatırası

Nasıl olacak ne yapmalı derken bi baktık bitmiş bile. Bi kere “sadelik” kavramına göre yaşayan biri olarak Nişan demek kabuslarla dolu geceler demek. 1) Alyans Alyans dediğin ömrün boyunca takacağın seni sevdiğine bağlayan bir simgedir, kutsaldır benim için. Bu sapsade güzelim halkayı ne hallere sokmuşlar! Yüzüğe isimlerini yazan var! En zorlandığım kısım yüzük seçimiydi benim için, içime sinen en çok beğendiğimiz sade bir modeli aldık Kuyumcukentten. Yüzüğümün en güzel kısmı mat ya da parlak hangisini kullanmak istersem yüzüğü çevirmem yetiyor. Ya da taşı yukarda mı olsun orta da mı olsun ben karar veriyorum 🙂 2) Nişan Tepsisi Sana yemin ederim insan olan kendine bu zulmü yapmaz, dallı güllü, heryerinden tüller kuşlar kalpler fırlıyor, sen eminönünden al taşları yapıştır bir de swarovski taşlı de, senin heryerin swarovski olsa ne olcak. Süslü olacaksın diye bir tepsiye ne bulduysan yapıştırman gerekmiyor ki kalkmış bir de buna para istiyorsun. Buyrun ilk örneğimizi görelim; Bunları…

Başlasın Hazırlıklar

Nişan hazırlığına nişan hediyeliklerinden başlamaya karar vermiş bulunmaktayım. Bu hazırlıkların her aşamasında kendi emeğim olsun istiyorum bu yüzden fikir araştırmalarına bir ay önceden başladım. Malum kişiye özel nişan hediyelikleri diye bir alan ve bunu yapıp satan yeni bir meslek grubu türedi, ve ben herkesin evde yapabileceği şeyleri satan bu grubu hiç ama hiç sevmiyorum! Bu fırsatçılara inat da burda neyi nerden ne kadar’a aldığımı paylaşacağım. Önce ne istediğime Pinterest ile karar verdim, beğendiğim fikirleri bir dosya haline getirip ne yapabileceğimi düşünmeye başladım. İlk başta aklımda sabunu güzel bir sunum ile dağıtmak vardı, hatta bu sitenin efsane sabunlarına bayılıp, fiyat anlaşmasına gittik, istediğim resmi de üstüne basabileceklerini söylediler. Ama bize yakın olan bir çift kendi nişanlarında sabun dağıtınca bi de sabun hediyelikleri iyice ayağa düşünce başka arayışlara girdim. Minik sevimli şişeler! Tek yapılması gereken, içine ne koyacağınıza karar verip biraz bilgisayar bilgisi, biraz hayal gücü biraz da düşünebilme kabiliyeti ile etiket tasarlayıp bastırarak ortaya şahane…

Navigate
Tasarım : Blogger Tasarım