Bebekli Uçak Yolculuğu

 İlk bebekli uçak yolculuğuna botozlama çıkmış biri olarak, bu konuyla ilgili accık bilgi sahibi olmanın avantajını biraz geç farkettim. Yanında yardımcı olabilecek biri varsa okey de benim gibi dünyayı dolaştıktan sonra evlenince “uçak fobisi” ortaya çıkan bir kocaya sahipseniz (bu konuya sonra gelicem) bebekle başbaşa yolculuklarda bir kaç önlem almak gerekiyor. Ve 4. uçak gezimizde yaz-kış, pusetli-pusetsiz, gece-gündüz, aç-tok, uyur-uyanık hepsini deneyimlemişken kendi tercihlerimi yazmaya karar verdim.

 Gelelim “uçak fobili” canım kocama. Adam benden önce o Finlandiya senin bu Paris benim fink fink gezmiş gününü gün etmişken babamla tanışmak için İzmir’e gelirken (dediğine göre uçak salladığı için, bana kalırsa babamla tanışacağı için) heyecanlanıp korktu ve bir daha uçakların inişine kalkışına bile bakamayan bir adama dönüşüverdi. Bunun üstüne nişanlıyken meme kanseri olduğumu öğrenip evlendik de evlendiğimizin 3. günü koca panik atak oldu mu? “Yemişim uçağını, sana bişi olmasın” diyerek pes ettim. Ailece araba yolculukları yapıyoruz ama uçağa kızımla başbaşa biniyoruz.

 Uçak yolculukları için tercih ettiğim detaylar ise;


1) Aç mı? Tok mu?
 Aslında ilk uçuş deneyimimizde basınç kulaklarını rahatsız etseydi uçakta mama vermeyi tercih edecektim çünkü emen/mama içen bebeğin bu şekilde kulak ağrısı hafifletilebilir. Ben zaten midemin bulanmasına sebep olan uçakta bir de mama hazırlamakla uğraşmayayım diye (kısa yolculuk yaptığımız için) tok olmasını tercih ediyorum. Ama yine de çantamızda bekleme ve rötara önlem olarak termosta sıcak su, mama ve temiz 2 biberon bulunuyor.
 Uyuyan bebek her zaman daha rahat ama eğer uyanıksa oyalanması şart! Bunun için bir kaç atıştırmalık bebe bisküvisi veya sevdiği bir meyve işimi görüyor.


2) Gece yolculuğu mu? Gündüz yolculuğu mu?
 Kesinlikle gece yolculuğu 🙂 Çünkü uyanık olan bebek bir de kapalı alanda olunca ekstra oyalanma istiyor. Benim gibi uçak tutması yaşıyorsanız, uyuyan bebek çok rahat ettirir. Ama yine de gündüz yolculuklarımız oldu. Ve yine kısa süren yolculuklardı o yüzden sevdiği kitaplar ve oyuncaklar ile durumu kurtardım. Bi an uzun sürdüğünü ve uçakta uykusu geldiğini düşündüm de ıyy tüylerim ürperdi.

3) İnce kıyafet mi? Kalın kıyafet mi?
 Hem yaz hem de kış deneyimlerinden söylemek isterim ki, kesinlikle ince kıyafet. Terleyen çocuk sıcaklamanın etkisiyle daha bi huzursuz oluyor. Kış yolculuğunda atlet eşofman altı ve bir sweetshirt ile uçağa binmek tercih edilebilir. Anne de kesinlikle kalın giymemeli çünkü 2 yaş altı çocuk anne kucağında yolculuk yaptığı için daha bi hararet basıyor. Ama ekstra örtü mutlaka çantada bulunmalı çünkü uçağın üfürdüğü klima etkisini duruma göre kırmak gerekiyor.

4) Pusetli mi? Pusetsiz mi?
 Bak bunda tam olarak emin değilim. Pusetle yolculuk yaptığımızda uçağın kapısına kadar gidiyoruz doğru ama bizim bebek arabamız travel sistem eşşek kadar araba. Bir elinde zaten bavul büyüklüğünde bebek çantası oluyor, diğer elinle bebeği tutuyorsun, uçağın kapısına geldik okey de kim kapatacak o arabayı? Bavulu yere bırak, bebeği görevliye ver arabayı katla, sonra bebeği geri al (bebek uyuyosa uyansın uykuyu alamadığı için yol boyunca bi ton huzursuzlansın) Üstüne kendi ihtiyaçlarından kısıp aldığın bin liralar verdiğin bebek arabasını atıp kırsınlar çizsinler vs. Bu kez gözüm yemedi aha böyle kanguru ile gittim. Uyuyordu zaten hiç kangurudan indirmeden uçtum, aynen geri indim.

 Her konuda olduğu gibi bu konuda da çocuğumu tanıyıp deneme yanılma yöntemi ile kendimiz için en rahat olanı bulduk. Ama arada bir anne deneyimi duymak da fena olmaz hani..
 Öpücükler

Bir Cevap Yazın

Navigate
Tasarım : Blogger Tasarım